Henri Charriére – Kelebek

Henri Charriére – Kelebek romanında kendi hikâyesini anlatıyor. 

Ardéche’li bir öğretmen ailesinin çocuğu olan ve 1906 yılında doğan Charriére, bir zamanlar çevresinde “Kelebek” adıyla biliniyordu. Yazarımız 60’lı yaşlarda yazmaya karar veriyor.  1967 yılının temmuz ayında bir Fransız Kütüphanesinden “Astrasgele” adlı bir kitap alıp, okuyor ve kendi kendine diyor ki:

“-İyi be, bu yavru kırık bacağıyla zulalı yerlere gizlenip 123.000 kitap sattıysa ben, otuz yıllık serüvenimle üç katını satarım.”

Henri Charriére

İşte yazarımız böylece başından geçenleri yazmaya karar veriyor ve inanılması güç bir macera ve Fransız Guyanası‘nda yaşananlar gün yüzüne çıkıyor.

Henri Charriére – Kelebek romanını yorumlamaya kelebeğin şu sözüyle başlamak istiyorum.

“Şamar öylesine zorluydu ki, on üç yıl sonra kendimi toplayabildim….” – Kelebek

İşlemediği bir suçtan müebbet kürek cezası alan bir mahkûmun çoğu insanın sağ kalmayı başaramadığı kürek cehenneminden kaçıp kurtulabilmek için verdiği insanüstü mücadeleyi anlatıyor roman. Çok akıcı, zaman zaman korkutucu, insanı kendinden alan bir hikâye.Yoksa gerçek mi demeli?

26 Ekim 1931 de başlıyor kahramanımız kendini anlatmaya. “Yirmi beşindeyim ama yirmi gösteriyorum.” diyor kitaba başlarken. Çıkarıldığı mahkemede beraat etmeyi beklerken müebbet kürek cezasına çarptırılıyor ve Fransız Guyanası’na gönderiliyor.

Yer yer insan ancak bu kadar şanssız aynı zamanda bu kadar da şanslı olunmaz ki dedirten, insanı farklı diyarlara götüren muhteşem bir serüven.

Kelebek ve Banko


Kelebeğin insanüstü mücadelesi, esen rüzgâra karşı gelmesi, bitmek bilmeyen umudu ve inadı gerçekten insanı büyülüyor. İnsan kendini ben olsaydım ne yapardım demekten alamıyor. Benim vardığım sonuç; kelebeğin yaşadıklarını normal bir insanın kesinlikle kaldıramayacağı.

Kelebeğin yaşamla ölümün kıyısında kaç kere gidip geldiğine tanık oluyoruz. Kitabı okurken çok yaşa kelebek diye haykırdım zaman zaman.

Tutukunu olduğu idealleri ve gelecek arzusu için çok genç yaşında giriştiği bu mücadele onu “insanca bir felsefe” ve “üstün bir uygarlık”la tanıştırdı. Modern sistemin kokuşmuş uygarlığı yerine Kızılderililer’in, cüzamlıların, okuma yazma bilmeyen yoksul balıkçıların gerçek uygarlığıyla…

“Kelebek… Bir özgürlük savaşçısının gerçek yaşam öyküsü…”

Henri Charriére – Kelebek  ile yalnız Fransa’daki satış sayısı milyonu geçti. Kelebek 23 dile çevrildi, Fransa’dan sonra yayımlanan ikinci ülke Türkiye’dir.

Kelebekten üç yıl Henri Charriére serüvenlerinin devamını da yazdı: BANKO

 

[Toplam: 2   Ortalama: 5/5]

Görüşleriniz bizim için önemlidir.